Gruppal ile Tatile kn
 
Makaleler
Türkçe English

Teknoloji Transferi Nedir, Nasıl Yapılır ?
12 Mart 2003

Yeni teknolojilerin üretim süreçlerine başarı ile adapte edilmesinin verimliliği arttırdığı ve büyümeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak, bu tip teknolojilerin doğmasına neden olan araştırma ve geliştirme aktiviteleri genellikle gelişmiş ülkelerden, çoğu zamanda en gelişmiş ülkelerden çıkmaktadır. Az gelişmiş ve en az gelişmiş olan ülkelerin araştırma ve geliştirme yetenekleri ise yok denecek kadar az yada sıfırdır. İki uç arasındaki bu fark ise sürdürülebilir kalkınma açısından sakıncalıdır.

Teknoloji Transferi kavramı az gelişmiş ülkelerin, gelişmiş ülkeler tarafından kullanılan ve üretilen teknolojileri hızla edinerek, normalde kapanması imkansız olan teknolojik boşluğun azaltılması ve gelişime katkıda bulunulmasından yola çıkarak ortaya atılmaktadır.

Teknoloji teorik ve pratik olarak çeşitli tekniklerin uygulanmasını içerir. Ürünler ve makineler teknolojinin görünür ve dokunulabilir yüzünü oluşturur. Teknolojinin aynı zamanda, dokunulamayan ve görünmeyen, sadece insanların akıllarında yer alan bir kısmı daha vardır. Bu görünmeyen kısım genellikle bilgi birikimi (know-how) olarak adlandırılır.

Transfer kelimesi her ne kadar basit bir işlemi çağrıştırsa da, yeni bir teknolojinin üretim alanında uygulanabilmesi için bilim, orgazinasyon ve yönetim gerekmektedir.

Birleşmiş Milletlerin (UN) yaptığı bir tanıma göre teknoloji transferi dört noktada gerçekleşmektedir:

  • Fiziksel objeler ve ekipmanlar (Technoware)
  • İnsan kaynağı, yetenekler ve öğrenme (Humanware)
  • Tasarım, taslak gibi bilgi tabanları (Infoware)
  • Üretilen teknolojinin kullanımını sağlayan bağlantılar (Orgaware)


  • Teknolojinin üretilmiş olması transferi için yeterli değildir. Transfer yapılması düşünülen ülkelerin teknolojiye adaptasyon hızı, eğitim seviyesi, çalışanların teknik kapasitesi, mevcut alt yapılar, finans ve ticaret sistemleri önemli rol oynamaktadır. Sonuç olarak her teknoloji her ülke için çözüm yaratamayabilir.

    Gerçek anlamda bilgisayar mimarisi üzerine çalışmak istemeniz durumunda ise o zaman önünüzde iki alternatif bulunmaktadır:

    Bu durum özellikle en az gelişmiş ülkeler için geçerlidir. Halklarının %50'sinden fazlası aşırı fakirlik seviyesinde yaşayan bu ülkelerin öncelikle uygulanacak yerek politikalar ile global teknolojileri absorbe edebilecek hale getirilmesi gerekmektedir. Akılda tutulması gereken nokta teknoloji transferlerinin sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacak şekilde yapılmasıdır.

    Teknoloji Transferinin Yöntemleri

    Ekipman Transferi

    İthalat ve iş ortaklıkları ile gelişmiş ülkelerden ilgili teknolojilerin alınmasıdır. Araştırma ve geliştirme aktivitelerine uzun süre kaynak ayıramayacak firmalar için hali hazırda test edilmiş ve çalışan ürünlerin alınması avantaj yaratmaktadır.

    Uzun araştırmalar gerektiren ileri teknoloji ürünleri pahallı olacağından, az gelişmiş ülkelerin gümrük tarifelerini ve kotalarını bu tip teknolojilerin ülkeye girişini kolaylaştıracak yönde düzenlemesi faydalı olacaktır.

    Az ve en az gelişmiş ülkelerdeki şirketler için çoğu zaman üretim süreçlerinde kullanılacak teknolojilerin araştırılması ve seçiminin yapılması, uygun tedarikçinin bulunması ve gerekli anlaşmaların yapılması yüksek maliyetli olabilmektedir. Bu tip şirketler için teknolojik yetkinik kadar teknik bilgiye erişim de önem taşımaktadır.

    İthalat kadar iş ortaklıkları da teknoloji transferinde önemli rol oynamaktadır. Direkt Yabancı Yatırımları (FDI), Yap İşlet Devret Modeli, lisanslamalar, franchising ve alt yüklenicilik yeni teknolojilerin temin edilmesi için alternatif araçlardır.

    FDI, yabancı yatırımcıların direkt ve uzun süreli yatırlar yapmaları yönünden caziptir. Bu tip yatırımcılar gelmeden önce ülkenin ekonomik durumunu, üretim koşullarını ve bir dizi diğer kriteri göz önüne alarak risk analizi yapmaktadırlar. Yatırım yapılacak bölgeye en uygun teknolojiler ile birlikte çoğu zaman eğitim ve bakım desteği de verilmektedir.

    En az gelişmiş ülkelerin FDI çekme konusunda ciddi sıkıntıları bulunmaktadır. Geçtiğimiz 10 yıl içinde global FDI yatırımları 5 kat artmış olmasına rağmen 49 en az gelişmiş ülkeye yapılan FDI yatırımları toplam hacmin %0.5'ine denk gelmektedir.

    Bilgiye Erişim ve Lisanslama

    Patent sistemleri olan ülkelerde geliştirilen teknolojiler hakkında ücretsiz bilgi almak mümkün olmaktadır. Patent başvurusu yapıldığında patente konu olan teknoloji yayınlanmaktadır. Patent süresi dolmamış ürünler için patent sahibine başvurularak kullanım sağlanırken, çoğu zaman yeni araştırmalar için fikir sahibi olunmakta ve zaman zaman da benzeri teknolojiler taklit edilmek suretiyle geliştirilmektedir.

    Patent bilgi tabanlarının yanı sıra, ülkelerde yayınlanan bilimsel dergiler, makaleler, üretim ve yönetim ile ilgili genel yayınlar teknolojik gelişmelerin takip edilmesi açısından faydalı olmaktadır. Burada en az gelişmiş ülkeler açısından sorun bu kadar farklı bilgi kaynağı arasından ihtiyaçlara en uygun çözümlerin süzülebilmesidir. Bunun için de çoğu zaman yerel kuruşlara yardım edecek danışmanların yetiştirilmesine imkan sağlayan devlet politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

    Ticaret, Eğitim, Ortak Araştırma ve Yaparak Öğrenme

    Yeni bir teknolojiye hakim olunması, üretim süreçlerine adapte edilmesi ve bundan ticari fayda sağlanması zaman alan ve bilgi birikimi gerektiren bir süreçtir. Bu tip bilgi literatürde nadiren yer aldığı için kazanımı ticaret anlaşmaları, eğitimler, ortak araştırma projeleri ve yaparak öğrenmek suretiyle olmaktadır.

    Ticari kurumlar arasında yapılan ortak araştırma çalışmaları genellikle sınırlı kalmaktadır ve çoğu zaman stratejik ortaklıklar şeklinde gerçekleşmektedir. Bunun nedeni firmaların rekabet avantajı sağlayacak bilgileri direkt menfaati yoksa bir diğer firmaya transfer etmek istememesidir.

    Teknoloji sahibi firmaların çeşitli projelerinde alt yüklenici olarak çalışılması bu firmaların bilgilerini alt yükleniciler ile paylaşması ve teknoloji transferi yapılması açısından önemlidir. Özellikle az ve en az gelişmiş ülkelerde bulunan alt yükleniciler, nispeten yumuşak bir geçiş ile ileri teknolojileri öğrenmekte ve uygulayabilir hale gelmektedirler.

    Bunlarla birlikte İyi İş Prensiplerinin (Good Business Practices) benimsenmesi faydalı olacaktır.

    OECD'nin, Çok Uluslu İşletmeler için Kılavuz (OECD Guidelines for Multinational Enterprises) çalışmasında; Çokuluslu şirketlerin diğer ülkelerde araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmaları ve sonuçlarını ilgili ülkeleri de faydalandıracak şekilde yaymaları, uygun koşullar ile teknoloji lisanslamaları, yerel ortaklar ile ortak araştırma projelerine girmeleri ve fikir haklarını göz ederek teknoloji ve bilgi birikimlerini aktarmaları tavsiye edilmektedir.

    Avrupa Birliği Komisyonu'nun Ref: 032/03-final çalışmasından uyarlanmıştır.

  • Diğer Makaleler




  • Home
         ICQ #: 7318385