Gruppal ile Tatile kn
 
Makaleler
Türkçe English
İş Tecrübesi mi, Sertifika mı ?
20 Mayıs 2003

Özellikle 2001'de yaşanan büyük ekonomik krizin ardından bilişim profesyonelleri açısından iş bulmayı kolaylaştıracağı ümid edilen pek çok sertifikasyon programı gündeme getirilmeye başlandı.

Hiç süphesizki bu tip sinavları düzenleyen firmalar açısından paylaşılmayı bekleyen oldukça büyük bir pasta bulunmaktadir. Bu makalemde bu tip sınavları bir tür kurtuluş olarak düşünen kişilerin kendilerine sormasi gereken en önemli soru olan Sertifika mı iş tecrübesi mi? sorusunun cevabını vereceğim.

Bilgi ve iletişim teknojileri alanında faaliyet gösterip de MCSE, MCSA, MCSD, MOUS, CCNA, CCNP, Comptia A+, Network+, OCP, LPI, PMI gibi terimleri duymamış olanımız yoktur herhalde. Bu terimlerin bazıları tamamen ürün odaklı sertifikasyonlara işaret ederken bazıları da daha genel konulardaki bilgi birikimini ölçmeye yönelik sertifikasyonları sembolize etmektedir.

Hemen hemen hepsi hatırı sayılır bir miktarda başvuru ücreti gerektirmekte olup, bazıları sadece bilgisayar başında verilecek cevaplarla, bazıları da buna ek olarak laboratuarlarda bir fiil yapılacak çalışmalar sonrası verilmekte yada verilememektedir :)

Sertifikasyon eğitimleri ve sınavları IT servisleri içinde ciddi bir yan sanayii oluşturmakta olup, çogu zaman sertifika sonrası iş garantisi ile adaylarin karşısına çıkılmaktadır. Bu işsizlik ortamında iş garantisi kulağa çok hoş gelmekte ve iyi bir pazarlama unsuru olarak kullanılmaktadır.

Acaba sertifika sahibi olunması düzgün bir işe girebilmek için yeter koşul mudur ?

Kesinlikle değildir :)

Olmamasının nedeni de yeteri kadar iş tecrübesine sahip olunmaksızın bir takım sorulara verilecek doğru cevapların özellikle görev kritik (mission critical) IT ortamlarında iş bulunması yada iyi bir iş bulunması için yeterli kriter olmamasıdır.

Hak edilerek alınan bir sertifika süphesiz ki sertifika sahibinin o ürün yada o konu hakkında bir miktar bilgisi olduğunu gösterir ancak sertifika sahibinin gerçek hayatta karşılacağı sorunları gerçekten çözüp çözemeyeceğini, çözerken hangi yöntemleri izleyeceğini, izlediği yöntemlerin maliyetlerinin ve sonuçlarının neler olacagını, baskı altında ne kadar dogru karar verebileceğini göstermez. Bunlar ancak bu tip ortamlarda bir fiil çalısılarak ve yaşanarak kazanılabilecek özelliklerdir.

Yurt dışındaki iş olanaklarının yayınlandığı monser, hotjobs gibi popüler kariyer sitelerindeki iş ilanlarına şöyle bir göz attığımızda (ben zamanında atmıştım :) hiçbirinde MCSE olsun da isterse çamurdan olsun gibi bir yaklaşım görmemekteyiz. Hemen hemen hepsi yeter koşul olarak .... yıl ... ortamında ... üzerinde iş tecrübesi aramaktadır.

Buradan çıkarılması gereken sonuç sertifikalarin ancak yeterli bir iş tecrübesini tamamlayıcı unsurlar olduğu ve bir fiil çalışma deneyimi olmaksızın bu tip enstrümanlardan çok fazla birşey beklenilmemesi gerçeğidir.

Sertifika sınavlarına girmeyi düşünen adayların akıllarında bulundurması gereken bir diğer unsur da teknoloji firmalarinin ürün geliştirme süreçlerinin artık çok kısalmış olmasıdır.

Windows 2000, XP, 2003 derken insan pekala kendisini sürekli olarak bir takım sertifikalara ve güncelleme sınavlarına girip çıkarken ve ciddi miktarlarda para harcarken bulabilir.

Özet olarak, herhangi bir sertifikasyon yoluna girilmeden önce önemli teknoloji sağlayıcıların ürün çevrimlerinin hangi aşamada olduğunun, yakın zamanda piyasaya sürülmesi planlanan daha cazip ürünlerin olup olmadığının, gelişmekte olan ve olgunlaşmış trendlerin neler olduğunun ve yapılacak maddi, manevi harcamalar karsısında kazanılabilecek marjinal faydanın büyüklüğünün iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

© 2003 İlker Atalay
  • Diğer Makaleler




  • Home
         ICQ #: 7318385