Gruppal ile Tatile kn
 
Makaleler
Türkçe English
Türkiye E-Ticaret'in Neresinde ?
16 Ekim 2000

Merill Lynch tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2004 itibariyle Türkiye E-Ticaret pazarının 4 milyar USD büyüklüğe ulaşacağı, pazarın B2B ve B2C arasında sırasıyla 2.5 milyar USD ve 1.5 milyar USD olarak paylaşılacağı öngörülmektedir.

Bu tahmin, B2B işlem hacminin B2C'ye göre çok daha büyük olacağını ortaya koyan global projeksiyonlar ile paralellik göstermektedir.

Türkiye E-Ticaret'in neresinde dersek bugüne kadar yapılan çalışmaların ağırlıklı olarak B2C tarafında yer aldığını söyleyebiliriz. B2C hacminin büyük bir kısmı da Internet bankacılığı ve finans sitelerinden gelmektedir.

Türkiye'de E-Ticaret hacmi istenilen seviyede değildir. Bunun başlıca nedeni PC ve Internet penetrasyonunun az olması ve aynı zamanada kullanıcıların Türkiye'deki alışveriş sitelerine fazla güven duymamalarıdır.

Pek çok alışveriş sitesinde kullanılan ödeme yöntemleri için aslında dünya standartlarında güvenlik tedbirleri alınmış olmasına rağmen (SET & SSL); site altyapısı, marka bilinirliği ve alışveriş tecrübesi kullanıcılara tatminkar gelmediği için alışveriş ile sonuçlanana ziyaret sayısı çok az olmaktadır. IBS'in yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye'deki Internet kullanıcılarının sadece %1'i online alışveriş yapmaktadır.

B2B tarafında ise şuana kadar yapılan çalışmaların daha ziyade bayii otomasyonuna yönelik olduğunu ve büyük firmaların B2B tarafında yer aldığını gözlemliyoruz. Türkiye'de hali hazırda pek çok firmada PC ve Internet bağlantısı olmadığını göz önünde bulunduracak olursak, B2B tarafında süreç entegrasyonuna dayalı E-Ticaret uygulamalarının ancak çok sınırlı sayıda firma tarafından yapılabileceğini ve tabana yayılmasının uzun zaman alabileceğini söyleyebiliriz.

Bu aşamada özellikle KOBİ'lerin alt yapılarını (bilgisayar + Internet) güçlendirmeleri ile birlikte, ilk aşamada ürün ve servislerini Internet üzerinden duyurabildikleri rehber hizmetlerin önplana çıkacağını, sonraki aşamalarda ise bu ürün ve servislerin Internet üzerinden alım satımına geçileceğini öngörebiliriz.

Dünyadaki B2B gelişimlerini incelediğimizde elektronik pazar alanlarının yani çok sayıda alıcı ve satıcının birarada bulunduğu, ürün ve hizmetlerin ticaretinin yapıldığı oluşumların sayısının oldukça hızlı arttığını gözlemliyoruz. Forrester Research'ün yapmış olduğu bir araştırmaya göre 2003 itibariyle B2B işlem hacminin %40'ından fazlasının bu tip digital pazar alanları üzerinden yapılacağı öngörülmektedir.

Ülkemizde de bu trend doğrultusunda başını büyük holdinglerin çektiği bazı girişimler bulunmaktadır. Elektronik pazar alanlarının başarıya ulaşabilmesi için kritik katılımcı kitlesinin (critical mass) o pazar alanı üzerinde ticaret yapar hale gelmesi gerekmektedir.

İçinde bulunulan endüstriye göre bu kritik sayıya ulaşmak için harcanması gereken zaman ve para değişim göstermekle birlikte, genel olarak pahalı ve uzun bir süreç olduğunu, teknoloji ve pazarlama tarafında ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle bu tip oluşumlar Türkiye'de ancak büyük holdinglerin ve bankaların arkasında durması ile hayata geçirilebilecektir.

Pazar alanlarında yer alan firmaların arka ofis sistemlerini ve iş süreçlerini optimize ederek Internet'e taşımaları gerekmektedir. Türkiye'deki KOBİ'lere baktığımızda pek çoğunda bilgi işlem alt yapısı olmadığını ve pek çok sürecin manuel olarak takip edildiğini görüyoruz.

B2B tarafında gelişme elde edebilmek için firmaların altyapılarını güçlendirmeleri ve süreçlerini otomatize etmeleri gerekmektedir. Bugün ERP paketleri sadece belli başlı büyük firmalar tarafından kullanılmaktadır. Bunun nedeni de bu tip yazılımlarım pahalı ve kurulumun meşakkatli olmasıdır.

Ancak, son zamanlarda dünyada ivme kazanmış, Türkiye'de henüz beklediği ilgiyi bulamayan ASP (Application Service Provider) hizmetlerinin yaygınlaşması ile birlikte, pek çok firmanın normalde yatırım yapmaktan kaçındığı yada yapamadığı uygulamalar, makul ücretler ile kiralanabilir hale gelecektir.

Bunun bir uzantısı da Türkiye'deki E-İş uzmanlarının sayısının artması ile beraber B2B tarafında gereken kalifiye iş gücünün sağlanması ve kiralık servisler ile de maliyetlerin ciddi ölçülerde azaltılarak, katılımcı sayısının arttırılmasıdır.

Önümüzdeki yıllarda Türkiye'de bu tip oluşumlara tanık olacağız. Elektronik pazar alanları ise 2001'de ortaya çıkmaya başlayacaklardır.

© 2000 İlker Atalay & Bora Samman
  • Diğer Makaleler




  • Home
         ICQ #: 7318385