Gruppal ile Tatile kn
 
Makaleler
Türkçe English
Ekosistemler, Kritik Kitle (Critical Mass), Şirketler ve Açık Kaynak Kodu
16 Nisan 2003

Bob Metcalfe'nin haberleşme ağları ile ilgili bir kuramı var ve O'na göre bir ağın etkisi kullanıcılarının sayısının karesi ile orantılıdır.

Bazı şirketlerin ve akımların (trend) diğerlerine göre daha başarılı ve daha etkin olduklarını gözlemliyoruz.

Bunun nedenleri arasında şüphesizki şirketin faaliyet alanı, yönetim becerisi, sermayesi, verimliliği, yarattığı artı değer gibi önemli unsurlar bulunmaktadır. Akımlar açısından bakacak olursak akımın doğru zamanda doğru yerde oluşuyor olması yine önemli bir gerekliliktir.

Benim burada Bob Metcalfe'nin kuramına bir analojide bulunarak getirmek istediğim bakış açısı hiçbir şirketin yada akımın aslında kendi başına uzayda yer kaplamadığıdır. Herbir şirketin etrafında o şirket ile şu yada bu şekilde ilgili, pek çok organizasyon daha yer almaktadır. Bir üretim zinciri içinde tedarikçiler, üreticiler, dağıtıcılar, distribütörler, bayiler, halka ilişkiler şirketleri, reklam ajansları, teknoloji ortakları, eğitim kuruluşları ve son kullanıcılar gibi pek çok halka bulunmaktadır.

Bilgi ve iletişim teknolojisi (IT) alanında faaliyet gösteren şirketler için de benzer halkalar söz konusudur. Bu halkaların sayısı ve derinliği ne kadar fazla ise o şirketin diğer şirketler için vazgeçilmez yapan unsur da o kadar büyüktür.

Bir şirketin etrafında oluşan bu değer zinciri (ekosistem) içinde bulunmak diğer organizasyonlara para, ün, ticari ilişkiler sağladıkça aynı etkiyi yapamayacak kuruluşların etrafında konuşlanmak yerine o şirketin etrafında kümelenilmesi kaçınılmazdır.

İyi tanıdığımız IT şirketlerinden Microsoft, IBM, Oracle yada Sun için yukarıdaki kuramı uygulayacak olursak bu firmaların hepsi dünyada çok iyi marka bilinirliğine sahipler, farklı alanlarda kullanıcılar arasındaki penetrasyonu yüksek ürünler üretiyorlar, bu ürünlerin çözüm ortakları üzerinden satılmasının yanı sıra; danışmanlık hizmetleri, ürün eğitimleri, sertifikasyon sınavları gibi bu firmaların yanında yeralan şirketler için cazip olabilecek diğer olanaklar sunuyorlar. Çözüm ortakları ile beraber müşterilere giderek onlar için pazarlama faaliyetinde bulunuyorlar.

O nedenle pek çok firma bu tip şirketler ile çözüm ortağı olmak istiyor ve oluyor. Bunun nedeni bu firmaların her zaman en iyi ve en etkin ürünleri üretiyor olmaları değil, etraflarında yarattıkları değer zincirinin büyük olmasıdır (2001 yılı sonunda dünya yazılım pazarı büyüklüğü 79 milyar USD civarında gerçekleşti).

Tabii özellikle bazı akımlar açısından bakıldığında salt ticari değerlerin etrafında kümelenilmesi yerine bazı ideallerin, özlemlerin ve baş kaldırıların daha önplana çıktığını görüyoruz.

Bunun en güzel örneği Açık Kaynak Kodu (Open Source Initiative) Hareketidir. Dünyanın değişik noktalarındaki yazılımcıların bir konu üzerinde çoğu zaman direkt ticari değer elde edemeyeceklerini bilmelerine rağmen gece gündüz uğraşmaları, sonuçları toplulukları ile paylaşmaları ve eksiklikleri yine aynı yöntemle giderip, ürün haline getirerek çoğu zaman onbinlerce dolara satılan alternatiflerinin yerine açık, daha güvenli ve en önemlisi son kullanıcı açısından çok daha az maliyetli bir ürün ile rekabet edebilmenin verdiği haz.

İlk önceleri büyük teknoloji firmaları tarafından pek de ciddiye alınmayan bu hareketin aslında ne kadar büyük bir güç olduğunun farkına varılması ve onun etrafında yaratılacak bir ekosistem ile kendi ürünlerine ek pazarlar yaratabileceklerini anlayan bütün büyük firmalar (birisi hariç :) hali hazırda bu hareketin şu yada bu şekilde içinde yer almaktadırlar.

Bu noktada yapılan çalışmaların etkileme gücü açısından bir parametre daha devreye girmektedir. O da pazarlamacıların ve iş geliştirmecilerin pek sevdiği kritik kitle (critical mass) kavramıdır.

Kritik kitle kabaca bir ürünün yada servisin devamının getirilebilmesi ve pazarda kendine yer edinebilmesi için o ürüne yada servise sahip çıkması ve kullanması gereken minimum kullanıcı sayısını ifade etmektedir. Bu sayı sektörlere, yapılan işin ve ürünün niteliğine ve pazar koşullarına bağlı olarak değişmektedir.

Somut bir örnek telefondur. Telefon ilk yıllarında kritik kitleye ulaşamadığı için insanların hayatında vazgeçilmez bir yeri yoktu. Ama bugün herhalde hiçbirimiz telefonsuz bir hayatı düşünemeyiz.

Benzer durum her yeni akım gibi Açık Kaynak Kodu için de geçerliydi. Aslında yeni akım diyorum ama açık kaynak kodu felsefesi zaten oldukça uzun bir süredir vardı fakat kritik kitleye son yıllarda ulaştığı için artık adından daha çok söz edilen ve herkesin bildiği bir kavram haline geldi. En iyi bilinen örnek olan Linux, 1991 yılından beri varolmasına rağmen bugün herkes tarafından bilinen ve bu akımın bayraktarlığını yapan ürünlerden birisidir.

Çoğu zaman ortaya atılan bir tartışma ticari firmaların ürünlerinin kullanılması yerine herkesin Açık Kaynak Kodunu benimsemesi, destek vermesi ve kullanmasıdır. Diğer firmaların onlarca yıldır yarattıkları ekosistemleri ve o sistemlerde yeralan onbinlerce başka organizasyonu biranda görmezden gelerek t0 anında böyle bir gelişmenin olmasını beklemek hayalcilik olur.

Açık Kaynak Kodu bugün itibariyle bana göre kritik kitlesini yakalamıştır ve önü açıktır. Bu halkanın etrafında artan ticari değerler yaratılmaya başlandıkça Açık Kaynak Kodu hareketi pekçok firma için bir söylemden öte ticari bir realite halini alacaktır.

Bunun gerçekleşmesi ile beraber daha ziyade Microsoft'un, IBM'in, Oracle'ın yanından ayrılmayan halkla ilişkiler şirketlerinin ve reklam ajanslarının bu camia ile daha yakından ilgilenmeye başlayacağı günler de yakındır :)


© 2003 İlker Atalay

  • Linux'un Kısa Tarihçesi (İngilizce)
  • Açık Kaynak Kodu Hareketi'nin Tarihçesi (İngilizce)
  • Diğer Makaleler




  • Home
         ICQ #: 7318385