|
|
 |
Makaleler |
 |
 |
Türkçe
English
|
 |
Türkiye'de Bilgisayar Mühendisleri Nereye Koşuyor ? 15 Ocak 2003
İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Kontrol ve Bilgisayar bölümünde lisans ve yüksek lisans yapmış biri olarak ve 1994'ten beri çeşitli bilgi işlem şirketlerinde
profesyonel olarak elde ettiğim deneyime dayanarak, Türkiye'de yeni mezun bir bilgisayar mühendisini neler bekler ? sorusunun cevabını vererek, genç mühendislere kariyer seçimi
konusunda küçük bir ışık tutmayı hedefleyerek bu yazıyı yazdım.
Türkiye'de herhangi bir üniversitenin bilgisayar mühendisliği ölümünde okuyan bir öğrenci öğrenim süresi boyunca temel olarak;
Matematik (olasılık, lineer cebir, sonlu kümeler matematiği, ileri matematik, ...)
Elektrik devre temelleri
Digital ve analog sistemler
Haberleşme teorisi
Bilgisayar mimarisi
Kontrol teorisi
İşaret işleme
Robotiks
Algoritmalar ve programlamaya giriş
İleri programcılık (derleyici tasarımı, görüntü işleme, yapay zeka, ...)
Laboratuarlar (elektrik, ölçme, donanım, mikroişlemci, ...)
Donanım ve yazılım projeleri
konularında bilgi sahibi olarak temel bilgisayar mühendisliği formasyonu kazanır.
Bir bilgisayar mühendisinden edindiği bu formasyonu ve bilgi birikimini kullanarak, mikroişlemci tabanlı bir sistemi gerekli donanım ve yazılım ile birlikte tasarlayıp,
hayata geçirebilecek hale gelmiş olması beklenir. Çoğu mezunlar da bunu yapabilecek kapasitedir.
Ben mezun olduktan sonra temel olarak iki durum ile karşılaştım ve bu durumlar bugün mezuniyetimin üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen halen geçerliliğini korumaktadır:
Bunlardan birincisi, bilgisayar mimarisi üzerine elde edilen bilgilerin Türkiye'de uygulama alanının son derece sınırlı olması ve hatta hiç bulunmamasıdır. Bu konuda son
zamanlardaki en sevindirici gelişme, Vestel'in Silikon Vadisi'nde kurduğu araştırma merkezi ile bugüne kadar yabancı firmalardan lisanslanarak yapılan üretime artık Türk mühendislerinin de tuzunu katacak olmasıdır.
Donanım ve donanıma özel yazılıma meraklıysanız bir bilgisayar mühendisi olarak Türkiye için bana göre en mantıklı seçim otomatik kontrol sistemleri üzerine yoğunlaşarak, endüstriyel otomasyon
işine girmenizdir. En azından tekstil, kimya, ilaç ve otomotiv gibi sektörlerde ciddi anlamda endüstriyel otomasyon ihtiyacı olması ve bu sektörlerin çoğunun Türk ekonomisi için lokomotif görevi
görmesi nedeniyle kendinize daha rahat çalışma alanı yaratabilirsiniz.
Gerçek anlamda bilgisayar mimarisi üzerine çalışmak istemeniz durumunda ise o zaman önünüzde iki alternatif bulunmaktadır:
Birinci alternatif, yurtdışında ciddi bir master bularak bilginizi daha ileri seviyeye taşımanız ve master bittiğinde çalışabileceğiniz bir ortama yumuşak geçiş yapmanızdır.
İkinci alternatif ise sınavlarda gözetmenlik yapmak, soru okumak gibi angarya bir iki işin de olduğu bir araştırma görevlisi pozisyonuna talip olarak, son zamanlarda ülkemizdeki üniversitelerin reel
sektör ile biraz daha kucaklaşma eğiliminde olmasından da faydalanarak eğitiminize Türkiye'de devam etmenizdir.
Tabii burada dikkat edilmesi gereken nokta üniversitede kalmanız durumunda yapacağınız çalışmaların muhakkak surette reel sektörün ihtiyaçlarını çözecek şekilde ve reel sektör tarafından fonlanarak
gerçekleştirilmesi olmalıdır. Rafları süsleyecek tezlerin biranlık tatmin duygusu dışında kimseye faydası olmayacaktır.
Mezuniyetimden sonra temel olarak farkına vardığım ikinci durum ise Türk Bilişim Sektörü'nün ağırlıklı olarak;
Operatör
Analist / Programcı
Sistem uzmanı
Network uzmanı
Veritabanı yöneticisi
Proje yöneticisi
Bilgi işlem müdürü
görevlerini içeriyor olması idi.
Tabii insan ister istemez bunların bilgisayar mühendisliği ile ne ilgisi var diye düşünüyor :) Gerçekten de yok zaten. Olmadığı için de idealist olan,
işi bilen ve yaratıcı birilerinin bu görevler içinde tatmin olması mümkün değil.
Yukarıdaki görev tanımları için 4 yıl boyunca onlarca ders alıp, kafa patlatmış birine ihtiyaç yoktur. Ortalama zekaya sahip birine ilgili ürünlerin yada
sistemlerin eğitimlerini belirli bir metodolojiyle verdiğinizde daha kısa sürede tamamen amaca yönelik bir iş gücüne sahip olabilirsiniz. Gerisi de görev başında,
daha tecrübeli uzmanların yanında bir süre çıraklık yapmak suretiyle gelecektir.
Bir bilgisayar mühendisi olarak bir teknikerin yapacağı işi yapmaya başladığınızda iş veren açısından önemli olan işi kimin yaptığı değil,
işin zamanında ve hatasız yapılmasıdır. Yılın belirli dönemlerinde yapılan performans değerlendirmelerinde bitirmiş olduğunuz okulun yada ünvanınızın
size artı değer getireceğini sanmayın :) Bitirdiğini okul daha ziyade işe girerken işinize yarayacaktır.
Burada üniversitelere çok önemli bir görev düşüyor. Hala daha pek çok üniversite sektörün ihtiyaçlarından izole bir şekilde kendi müfredatını uygulamaktadır.
Yapılması gereken temel eğitimler verildikten sonra reel sektör ile bütünleşilerek, üniversitelerdeki yaratıcı kitlenin kör olup gitmesini yada başka ülkelere göçmesini
seyretmek yerine, onların ekonomiye kazandırılarak ülkenin önünün açılması ve rekabet gücünün arttırılmasıdır.
Bugün sadece donanım değil yazılım geliştirerek stratejik avantaj elde etmiş ve çok da iyi para kazanmakta olan bir çok dünya şirketi bulunmaktadır.
Türkiye'deki yazılım şirketlerine baktığımızda hala daha aslında bu zamana kadar trivial olmuş olması gereken konuların pişirilip pişirilip servis edildiğini gözlemliyoruz.
Dünyadaki yazılım geliştirme standartları anlaşılıp, özümsenebilmiş değil. Pek çok şirkette yazılım geliştiren kimselerin yazılım mühendisliği formasyonu yok.
Hasbel kader bir yerden kod yazmaya başlamış birileri, itip kakarak treni yürütmeye çalışıyor. O trende ancak bu kadar yürüyor.
Bir bilgisayar mühendisi olarak yazılım geliştirme üzerine çalışmayı hedefliyorsanız hasbel kader yazılım geliştirenlerden olmak yerine, kendinizi yazılım mühendisi formasyonuna kanalize edin ki ülkenin önü açılsın :)
Aşağıdaki kavramlar bu konuda yardımcı olabilir:
Yazılım mühendisliği
IEEE 12207
UML (Unified Modelling Language)
RAD (Rapid Application Development)
Extreme programming
Nesneye dayalı programlama (Object oriented programming)
Obje modelleri (Object models)
Dağıtık sistemler (Distributed systems)
CMM (Capability Maturity Model)
Proje yönetimi
Değişim yönetimi (Change management)
Test metodolojileri
Evet gençler, ülke hepimizden çok şeyler bekliyor. Haydi elimizi taşın altına sokalım...
© 2003 İlker Atalay
|
|
 |
Diğer Makaleler
|
|
|
|
|
|